Türkiye’nin En Doğusundaki Köyler Asfaltla Buluşuyor

İran, Nahçıvan ve Ermenistan sınırında bulunan ve coğrafi alanının çoğunluğunu dağlık arazilerin oluşturduğu Iğdır’daki köy yollarının büyük kısmı asfaltla kaplandı. Iğdır Valiliğince, asfaltlama çalışmaları kapsamında, şu ana kadar kent merkezi ve ilçelere bağlı köy yollarında toplamda 899 kilometrelik yolda çalışma yapıldı.

Ana ve grup köy yollarında, toplamda 390 kilometre sathi kaplama, 105 kilometre bitümlü sıcak karışım, 40 kilometre parke taşı kaplama yapılırken tali yollarda ise 364 kilometrelik stabilize çalışması yapılarak hizmete sunuldu. Iğdır Valisi Enver Ünlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin en uç noktasında bulunan Iğdır’ın neredeyse tüm köy yollarının en iyi standartlara uygun hale getirildiğini söyledi.

Kentin sahip olduğu coğrafi yapının büyük bir çoğunluğunu dağlık arazinin oluşturduğunu belirten Ünlü, “Iğdır kent merkezi, Aras Ovası’nın içinde, köylerinin büyük çoğunluğu ise dağlık arazilerde bulunmakta. Günümüze kadar bu yollarda çalışmalar yürütülmüş, vatandaşların en güzel yolları kullanarak köylere ulaşmaları için devletin imkanları seferber edilmiştir. Halen sürdürülen çalışmalar neticesinde, bugün neredeyse tüm köylerimizin yolları en iyi hale getirilmiş durumdadır” dedi.

Faiz Oranlarının Düşmesi Gayrimenkul Sektörünü Canlandıracak

Bankaların konut kredilerinde faiz oranlarını yüzde 0.98’e düşürmesinin gayrimenkul sektörünü canlandırması bekleniyor. Bankaların faiz kararı gayrimenkul sektöründe memnuniyetle karşılandı. Anadolu Yakası’nın önemli noktası Kartal’da yükselen Bumerang Kartal Satış ve Pazarlama Müdürü Nur Eğilmez, inşaat sektörün canlanmasının ekonomi için çok önemli olduğunu vurgulayarak “Konut sektörünü canlandırmak adına yapılan gerek tapu harçlarındaki, gerek KDV oranındaki gerekse de banka faizlerindeki indirim konut piyasasında hareketlenme sağladı. Konutlarda yüzde 18 olan KDV oranının yüzde 8’e düşürülmesi, kamu bankalarının konut kredi faizlerini yüzde 1 sınırının altına çekmesi ve son olarak da tapu masraflarının binde 3’e indirilmesi sektöre hareketlilik getirdi” dedi.

Bumerang Kartal Projesi’nin kentsel dönüşüm projesi olması sebebi ile yüzde 1 KDV avantajı  da bulunduğunu belirten Eğilmez, devletin sağladığı indirim imkanlarının yanı sıra bugüne kadar peşin alımlarda geçerli olan yüzde 10 indirimin Mayıs ayı itibari ile kredi kullananlar için de geçerli olacağını belirtti.
Özkartallar A.Ş. güvencesi ile Kartal Metrosu’na 1 dakika yürüme mesafesinde yer alan Bumerang Kartal  Projesi’nde ev sahibi olmak isteyenlere cazip ödeme seçenekleri sunuluyor. Bumerang Kartal’ın kapanmaz Adalar manzarasına sahip daireleri ve ofisleri, şirket bünyesinde yüzde 40’u peşin, geri kalan yüzde 60’i proje bitiş tarihi olan, Aralık 2019’a kadar 0 komisyon ile de vadelendiriliyor.

Yarının güvenliğini şekillendirecek 5 teknoloji trendi

Güvenlik teknolojilerinde tanık olduğumuz inovasyon ve dönüşüm, daha etkin güvenlik çözümleriyle daha konforlu bir yaşama kapı açıyor. Sensormatic gelecekteki yaşantımızı şekillendirecek 5 güvenlik teknolojisini açıkladı.

Geçmişten bugüne kayıt amaçlı kullanılan görüntüleme sistemleri, artık görüntüler üzerinde anlık analizler gerçekleştiriyor. Bu sayede algılanan görüntüye anlam katarak, olaylara en hızlı şekilde yanıt vermek mümkün oluyor. Kayıtlı bulunan geçmiş verisini sürekli olarak inceleyip, “öğrenen” yapay zeka, böylelikle her seferinde daha iyi, daha doğru ve daha etkin kararlar alabiliyor. Sensörler ve kameralar tarafından algılanan veri, yüksek performanslı bir sistem üzerinde kullanılabilir bilgiye dönüştürülüyor. Örneğin, AVM’de ailesinin yanından ayrılan bir çocuğun AVM’ye girdiği andan itibaren hangi alanlarda dolaştığını ve nereye gittiğini tespit etmek saniyeler sürüyor. Benzer şekilde makina öğrenimi özelliği sayesinde örneğin bir fabrika ortamını belirli süre izliyor ve akışı öğrenerek ortamda normal şartların dışında bir durum geliştiğinde bunu anında raporluyor.

Bu parolayı unutmanız mümkün değil

Harf ve rakamlardan oluşan parolaları unutmak ya da ele geçirmek mümkün. Oysa her bireyin, kendisine özgü ve değiştirilemez bir güvenlik mekanizması bulunuyor: biyometrik özellikler. Parmak izi ve iris gibi biyometrik özellikleri esas alan güvenlik sistemleri, bugün 40 farklı biyometriden tanımlama yapabiliyor. Dahası, yeni nesil iris tanıma sistemleri ile göz taramasıyla kimlik doğrulama için durup beklemeye bile gerek kalmıyor. Eskiden filmlere konu olan ve maliyet olarak ulaşılması hayli güç olan bu sistemler artık ekonomik ve yüksek fayda sunan güvenlik çözümleri arasında yerini aldı. Her geçen gün daha verimli hale gelen biyometrik güvenlik sistemlerinin gelecekte hızla yaygınlaşacağı muhakkak.

İnsan için elverişsiz ortamlarda robotlar devreye giriyor

İnsanların çalışması için uygun olmayan ortamlardaki görevler yada tek düze, basit fonksiyonlar gelecekte robotlar ve drone’lar tarafından üstlenilecek. Örneğin, bir fabrikanın ulaşılması zor bir alanında çıkan yangına müdahale etmek için artık tek bir drone yeterli olacak. Güvenlik ve görüntüleme amacıyla kullanılan profesyonel drone cihazları, riskli alanların hiçbir olumsuz duruma sebebiyet vermeden gözlenmesini sağlayarak, olaylara en hızlı müdahaleyi mümkün kılıyor. Securitas drone’ları Amerika’da ve Almanya’da yangın vakalarında kullanmaya başladı bile!

Benzer şekilde, Endüstri 4.0 trendiyle birlikte insanların bugüne kadar rutin işleri üstlendiği üretim tesisleri, sağlık tesisleri ve benzeri alanlarda görevi devralmaya başlayan robotlar da güvenlik teknolojilerinin vazgeçilmezi haline geliyor. Securitas’ın otoparklarda kullandığı Rob isimli robot güvenlik görevlisi, genel güvenlik, alan ihlali ve yanlış park tespiti gibi pek çok işlevi etkin biçimde yerine getiriyor.

Akıllı cihazlar ile güvenlik mobilleşiyor

Hayatımızdaki her şey giderek mobilleşiyor. Akıllı cihazlarımız ayrılmaz bir parçamız haline geldi. Bu noktada güvenlik uygulamaları da mobilleşerek telefonlarımıza kadar girmeyi başardı. Buna en iyi örneklerden biri akıllı cihazlara yüklenen bir uygulama ile mobil telefonun bir panik butonuna dönüşebilmesi. Uygulamayı yükledikten sonra kullanıcının olay anına ait video ve ses kayıtlarını uzaktan izleme merkezindeki operatörlere iletmesi için sadece cihazı sallaması yeterli oluyor. Böylelikle tehlike anında kolluk kuvvetlerine anlık bilgi akışı sağlanıyor.

Kurumsal ölçekte ise acil durum yönetim sistemleri, doğal afet ya da can güvenliğini tehdit eden durumlarda çalışanların güvende olup olmadığını anında sisteme raporluyor. Bilgi mesajları, merkezi sistem üzerinden tüm kullanıcıların akıllı telefonlarına iletilebiliyor.

RFID ile güvenlik ve verimlilik bir arada

RFID teknolojisi, farklı senaryolara uyum sağlayan esnekliği ve yüksek hassasiyeti sayesinde perakende zincirlerinden hastanelere, müzelerden Ar-Ge, tasarım ve üretim merkezlerine kadar pek çok kurum için hem güvenlik hem de operasyonel verimlilik sağlıyor. Ürün yada eşyalara adeta birer kimlik kazandıran RFID etiketler üzerine yerleştirildiği nesnelerin lokasyonlarının takip edilmesini sağlıyor. Bu sayede her sektörde farklı bir fayda sağlıyor.

Örneğin, hastanelerde yenidoğan bebeklerin güvenliğini sağlamak için geliştirilen Bebek Takip Sistemi ile, prosedür dışı her türlü eylemi önlemek için, anne ve bebeğin bina içindeki konumları aktif RFID etiketlerine sahip bileklikler aracılığıyla anlık olarak takip ediliyor. Belirlenen kurallar dışında gerçekleşen en ufak aktivitede güvenlik sistemi alarma geçiyor. Müze ve sanat merkezlerinde sergilenen nadide eserlerin güvenliğini sağlamakta kullanılanılarken perakende sektöründe reyon doğruluğu, hızlı stok sayımı, omichannel stok yönetimi, pperasyonel hız ve bunlara bağlı satış artışı sağlıyor.

Yılda 60 bin ev ve işyeri soyuluyor!

Türkiye genelinde yıl içinde 60 bin ev ve işyerinin soyulduğunu belirten Armed Güvenlik ve Alarm Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yılmaz, güvenlik sistemlerinin kullanımına daha fazla önem verilmesi gerektiğini vurguladı.

Yılmaz, “Güvenlik sistemleri sadece mal güvenliği için değil can güvenliği için de şart. Her 6 dakikada bir, ev veya iş yeri soyuluyor. Maalesef kimse başına gelmeden buna önem vermiyor. Güvenlik sistemleri sadece hırsızlık olaylarını da önlemiyor. Su baskını, yangın, doğalgaz kaçağı gibi tehlikeli durumlarda da devreye giriyor” dedi.

1996 yılında temelini attıları şirketin 40 bin müşteriye hizmet verdiğini söyleyen Yılmaz, müşterileri arasında birçok sanatçı, işadamı ve milletvekilinin bulunduğunu, bunun da sektörün en güvenilir firmalarından biri olduklarını gösterdiğini hatırlattı.

YENİ BAYİLİKLER VERME HAZIRLIĞI

Müşterilere alarm sistemleri, dedektif alarm merkezi, geçiş kontrol sistemleri ve kamera sistemleri gibi farklı seçenekler sunduklarını söyleyen Yılmaz, kullandıkları ürünleri Kanada’dan ithal ettiklerini belirtti.

Yılmaz, “Türkiye’de 500’ün üzerinde bayiimiz bulunuyor. Türkiye’nin tüm illerinde bayilerimiz var fakat 200 bin müşteri kapasitemiz olduğu için bayilik vermeye devam ediyoruz.

Bu konuda gelen talepleri değerlendiriyoruz. Panik butonu uygulamamız cep telefonuna indirildiğinde tek tuşla polis, ambulans ve itfaiye yönlendirmesi yapıyor” dedi